6 Temmuz 2015 Pazartesi

ÜLSERATİF KOLİT ÇARESİ VARMI ????

  






Ülseratif kolit,inflamatuar bağırsak hastalığının bir şeklidir...
İrritabl bağırsak sendromu ve crohn hastalığı ile karıştırılır.Ayıran ana özellik ısrarlı kanlı diyare (ishal)dir.Bir otoimmün hastalık olarak tedavi edilmektedir...

   Şimdiiii....Tüm bunları neden yazdım...

  




   Bir gün "ülseratif kolitim var,denenecek her şey denendi,artık yapılacak bir şey kalmadı deyip evime gönderdiler..." diyen mutsuz, karamsar (haklı olarak ) bir genç hanım geldi..
   Adı Selma Aydın ,Burhaniye Devlet hastanesinde çalışıyor...
Hayatım kabusa döndü,ne olur yardımcı olun dedi..
Şikayetlerini sıraladı..Geçekten de zor durumdaydı...Kanama ve mukus ,karın krampları ,günde 15 kez kanlı diyare....

   Ekstrakt kürümüzü düzenledik..
  
   Bir ay sonra şikayetlerinde azalmalar başladı.
6 ay sonra tamamen iyileşti,3 ay idame dozu ile devam ettik..
Şimdi çok iyi ....
ve Sevgili Selma, mailini vermek istedi..onun durumunda olan hastalara yardımcı olabileceğini düşünerek..

Maili : selha.mlk@hotmail.com 

Sevgi ve sağlıkla kalın...
Ecz.Filiz Özler
 



27 Haziran 2015 Cumartesi

KANSERDE MUCİZE SONUÇLARA DEVAM... PROSTAT CA


AH KEŞKE !!!!!


Ah keşke,daha çok zamanım olsada,sizler ile daha çok şeyler paylaşabilsem...

Zühtü bey,3 ay önce prostat ca teşhisi ile bizi aradı... Ekstraktlardan çok iyi sonuçlar alan bir başka hasta vasıtasıyla ulaşmışlar bize..
Dünya tatlısı eşi ile beraber geldiler.. Bir süre kemoterapi ve ekstraktlar , sonra da sadece ekstraktlar ile devam ettiler...

Şimdi çok şükür her şey yolunda...

İzmirden gelirken elleriyle hazırladığı harika poğaça ve kekleriyle kutladık güzel sonuçları...

Neler kullandığımızı  da paylaşmak istiyorum...İZ ekstresi, propolis ekstresi,kateşin, kantaron ekstresi(antidepresanlar ile kullanılmaz ),ısırgan yaprağı ekstresi (kemoterapi esnasında verilmemeli),zeytinyağında likopen ekstresi.
çörekotu ekstresi..
Umarım ve diliyorum kii... bir çok kişiye faydası olur..
Sevgilerimle....




29 Mayıs 2015 Cuma

AKCİĞER KANSERİNDE MUCİZE

         Çok mutluyum....Okan bey aradı, babası Akciğer Ca 2. evre..
 
Bir ay önce aldığı ekstraktları kullandıktan sonra kontrole gitmişler....



VEEE... DOKTORU...YAŞANAN MUCİZENİN SEBEBİNİ SORMUŞ...


BEN DE SİZLERLE PAYLAŞIYORUM

İZ ,propolis, çörek otu ekstresi, karahindiba eks. , geven dikeni eks. ,zencefil eks.



Umarım herkes şifa bulsun ve istedikleri mucizeyi yaşasın..

Sevgilerimle....

8 Kasım 2014 Cumartesi

AH ŞU DİZ KAPAĞI VE EKLEMİ RAHATSIZLIKLARI

     

DİZ EKLEMİ 

      Dizimiz vücudumuzda  en fazla yükü kaldıran  eklemimizdir. 

    Diz kapağı kemiğinin kayabilmesi için kapağın altında kaygan sıvı bulunur. Bu sıvıyı kemiklerin arasına MENİSKÜSLER sağlar.
     Diz ekleminin çok hareketli oluşu,bir çok riski beraberinde getirir.Çarpma, düşme sonucu yaralanma ve burkulmalar gibi.Yine aşırı spor, aşırı yük kaldırmalar  tahribata, yırtılmalara neden olur. Ani hareketler ve zorlamalar ise çapraz bağlarda hasar ve kopmalara neden olur.
     Diz eklemlerindeki kıkırdaklar bu ve benzeri sebeplerden dolayı tahrip olur hatta parçalanıp tamamen yok olabilir.
    Dizdeki bu olumsuz gelişmeler, önce dizde aşırı sürtünmeden dolayı kireçlenmeye, akabinde  diz kapağının deformasyonuna neden olur ve diz kapağı altındaki kaygan sıvının kurumasına, kaybolmasına neden olur.
     Tüm bu olumsuzluklar aşama aşama gelişir ve dizde ağrılar yavaş yavaş hissedilmeye başlar.
    Hasarlar artıkça ağrıda aynı oranda artar, ardından kızarıklıklar ve şişmeler ödemler görülür. Aşırı tahribattan dolayı diz ekleminde iltihaplanma da görülür.
    

DİZİN ÖNEMLİ PARÇASI OLAN MENİSKÜS

     Menüsküs de kan damarları yoktur, altında bulunan kan damarlarından DİFÜZYON yoluyla beslenirler.
    Yaşlanmaya bağlı menisküs hasarları oluşmuşsa en önemli neden yaşlılıktan kaynaklanan kan damarlarındaki dejenerasyon, kan damarların menisküsleri difüzyon yoluyla besleyemez olmasından kaynaklanır.
     Bu nedenle her yaşlı insan bir gün mutlaka menisküs rahatsızlığı (yırtılması) ve jel denilen sıvı kaybı yaşar.  
     Atmış yaş ve üzeri her insanda, diz eklemindeki tahribatlardan dolayı ARTROZ denen diz eklemi kireçlenmesi ortaya çıkar.
    Tedavinin en önemli ayrıntısı olan yaşlanmadan kaynaklanan kan damarlarının MENİSKÜS pistonu DİFÜZYON yoluyla beslemesini hızlandırmak ve stabil hale getirmek olmalıdır. 
      Kan damarları tekrar sağlıklı hale getirildiğinde MENİSKÜS de otonom olarak tekrar sağlıklı hale gelecek var olan yırtıklar ve jel kaybı giderilmiş olacaktır. 

EKLEM KİREÇLENMESİ

     Eklem sıvısında bozulma, azalma olması halinde eklemde  kemiklerde tahribat oluşur ve kireçlenme meydana gelebilir. Aşırı hareketlilik ve aşırı hareketsizlik de kireçlenmeye neden olabilir.
EKLEMLERDE İLTİHAPLANMA
     Gut, Akdeniz ateşi, iltihaplı romatizma gibi hastalıklar diz ekleminde iltihaplanmaya neden olabilir. Hastalık iyileşmesine rağmen dizde bir tahribat (iltihap) bırakabilir.
DİZDE GICIRTI HASTALIĞI
     Dizi bükerek oturmak, çok sık merdiven çıkmak, diz çökerek durmak, çömelme pozisyonlarından sonra diz ekleminde gerilme ve basınç oluşur. Yürüme ve hareket halinde dizde gıcırtı ile birlikte hafif ağrı hissedilir. DİZ KAPAĞI VE KAPAK ALTINDA AĞRILARIN NEDENİ HANGİ NEDENE BAĞLI OLURSA OLSUN...

AĞRIYI HAFİFLETMEK VE KRONİKLEŞMEDEN KURTULMAK İÇİN YAPILMASI GEREKENLER:
1-  Dizlerinizi toplayarak oturmayın mümkünse bacağınızı uzatarak oturun.
2-  Bir yük kaldıracağınız zaman dizlerinizi bükerek oturma pozisyonunda yükü hafifçe kaldırarak
     yukarı alın.
3-  Kaldırma kapasitesinden ağır yükleri kaldırmayın.
4-  Aşırı spor yapmayın, sabah veya akşam yürüyüşlerinizde koşarak spor yapmayın, normal     
     tempoda yarım saati geçmeyecek yürüyüşler yapın. 
5-  Yüksek ökçe ayakkabı veya düztaban ayakkabı yerine az topuklu spor ayakkabılar tercih
     edin.
6-  Denizde yüzerken paletle yüzmeyin.
7-  Yavaş tempoda yüzün.
8-  Mümkünse ŞAKÜL duruşu ile ayaklar aşağı sarkık bisiklet sürüşü yüzün, eller ile (yüzerken)
     su yüzünde kalmaya çalışın.

BUNLARA İLAVE OLARAK HARİCEN VE DAHİLEN KULLANILACAK BİTKİSEL TEDAVİLER DE VARDIR...

1 Nisan 2014 Salı

BİR MUCİZE HABERİ

BUGÜN BİR MUCİZE HABERİ ALDIK

Ulkiye Hanım aradı bugün beni.Esma'nın annesi....
Bir ay önce aramıştı..
Kızı 8 yaşına kadar bitkisel yaşamda...yürümüyor,konuşmuyor,yiyemiyor,yediğini kusuyor,ağrıları çok fazla,ateşi yükseliyor ve havale ge...çiriyor sık sık...30 kg acılar içinde 23 yaşında bir bebek...8 yaşında iken de epilepsi oluyor..günde 15-20 kez çırpınıyor,nöbet geçiriyor...
Ulkiye anne acıların en büyüğünü yaşıyor...Maalesef..Evlat acısı...
Ve bir umut,ekstraktlardan bir fayda bulurmuyuz diye aradı bir ay önce...
VEEEEE.....Bugün tekrar aradı , sizle paylaşmak istedim Filiz Hanım dedi...

Ekstraktları kullanmaya başladıktan sonra 4.gün ağrı kesicileri azaltarak kestim..artık ağrı kesici kullanmıyoruz..havale geçirmesin diye verdiğimiz nörolojik ilacın dozunu 1/4 oranında azalttık...kullandığı ilaçların etkisiyle vücudunda oluşan morluklar artık yok.. etrafındaki her şeyle ilgilenmeye başladı ve aynada kendine bakmaya başladı..

Bundan sonra ikimiz de ağlamaya başladık...
Ama bunlar güzel yaşlardı...
SEVİNÇ GÖZYAŞLARI...
BUGÜN BİZ BİR MUCİZE YAŞADIK....ÇOK MUTLUYUM...

DİLERİM Kİ...EVLAT DERDİ OLAN BÜTÜN ANNELER MUCİZELER YAŞASIN...

Merhabalar bugün tekrar aradı ,Ulkiye Hanım..Yani 2.ay oldu ekstreleri kullanmaya başlayalı..
Bunu da ilave etmek istedim...
Esma'nın kullandığı uyuşturucu ilacın dozu ;2550 den 850'ye düşmüş..Artık haftada Bir kez nöbet geçiriyor ve bilinç kaybolmuyor...Dedi ki Ulkiye Hanım..
"Filiz hanım,biz 15 senedir uyku nedir bilmeyiz,geceleri de eşimle nöbetleşe kalırdık.
artık uyuyabiliyoruz seneler sonra,Evden dışarı çıkmak istemez,başkasının evinde hırçınlaşırdı.İlk kez,dayısına gittik ve 4 saat oturduk.çok sevinçliyiz,bunun ne demek olduğunu anlayamazsınız belki ama... size teşekkür ederiz "dedi..

Çok mutluyum,bundan daha öte bir mesleki ve insani tatmin olamaz herhalde..

14 Ağustos 2011 Pazar

Doğaya Dönme Zamanı..

Merhabalar...
Sağlıklı ve huzurlu günler,geceler hepinize...
Baktım da ne kadar çok zaman geçmiş yazmayalı....
Doğaya dönmeye karar verip de,bitki ekstreleri ile sağlanan tedavileri sizlerle paylaşmaya karar verdiğimde baktım ki  bir  "Blog"um olmuş...
Olmuş olmuş da....Ne kadar az paylaşımda bulunmuşum..Bunca zamandır nerelerdeydin diye sormazlar mı adama....
Bir süre Blogumuzla ilgili sorun yaşadık.Sonrasında yoğun çalışma tempom.....ve nihayet  artık bilgilerimi ve yaşadıklarımı sizlerle paylaşacağım...
Sevgiyle kalın.....

Alıç Meyvesi ,Faydaları ve Zararları

Hawthorn Berry, Alıç ağacının meyvesidir. Alıç, uzun ömürlü bir ağaç olup 500-600 yıl yaşayabilir. Meyveleri flavonoidlerce zengindir ve antioksidan özelliğe sahiptir. Kalp-damar sistemi sağlığının korunması yönünde dikkat edilen yaşam ve beslenme alışkanlıkları, yüksek tansiyon gibi kan basıncının artması sonucu meydana gelecek sıkıntıları hafifletecektir. Antioksidan özelliğe sahip meyvelerin tüketilmesi damar yapısının korunmasını sağlamaya yardımcıdır.
Alıç (Crataegus oxyacantha);10 metreye kadar yükselebilen, dikenli, beyaz veya pembe çiçekli bir ağaçtır. Meyveleri 6-10 mm çapında, 1-3 tohumlu, esmer-kırmızı veya kırmızı renklidir. Hafif ekşimsi lezzetli meyveleri yenilmektedir. Alıç ağacının yaprak, çiçek ve meyveleri Orta Çağdan beri özellikle kalp destekleyici ve kalp-damar sistemi fonksiyonlarını normalize etmek için kullanılmaktadır. Herbiri, bitkiye çok güçlü antioksidant özellikler veren flavonoid (flavonlar) bileşikleri açısından oldukça zengindir. Alıç, kalp-damar sistemi (cardiovascular system) üzerinde pozitif etkiler gösteren 3 grup ana bileşik içerir. Bu bileşikler; triterpenoid saponinler (triterpenoid saponins), aminler (amines) ve flavonlar (flavonoids) ’ dır. Alıç’ ın antioksidant etkisi, serbest radikal oluşumunu engelleyerek (inhibe ederek) kalbin tümünü olumlu yönde etkilemektedir. Avrupalı araştırmacılar, bu bitkinin kalp ve beyne olan kan akışını ve kalbin kasılma gücünü artırdığını, kalbi düzensiz atışlara (kalp ritm bozukluğu) karşı koruduğunu ve kan basıncını (tansiyon) dengelediğini göstermişlerdir. Alıç içerisindeki etken maddeler kalp kasları dejenerasyonunda ve koroner damarlardaki daralmalar sonucu gerekli miktarda kanın ve oksijenin kalp kaslarına gönderilememesi durumundaki oksijen yetersizliğine karşı da kalbin korunmasına yardımcı olmaktadır.
Alıç, damarları genişleten bioflavononid’ ler açısından da oldukça zengindir. Bu bileşikler çok güçlü antioksidanlar olup; kalbe oksijen ve kan akışının artmasına yardımcı olurlar. Bu durum kalbin kan deveranı için harcamak zorunda olduğu gücü azaltır ve kalbi rahatlatır. Ayrıca bioflavonoid maddeler kan damarlarının çeperlerini güçlendirir ve vücudun diğer bölgelerine olan kan akışını da düzenler. Alıç içerisindeki bileşiklerin kolesterolü ve damarlardaki plaket oluşumunu da azalttığı gösterilmiştir. Kalp hareketlerini yatıştırıcı ve düzenleyici olarak, tehlikesizce uzun zaman kullanılabilir. Alıç, çeşitli kalp ve kan dolaşımı hastalıklarında rahatlıkla kullanılabilecek ender bitkilerden en başta gelenidir. Kalp ritim bozuklukları (arrhythmias), sinirsel kalp çarpıntıları, kalp yetmezliği, ağır enfeksiyon hastalıkları sonrasındaki kalp kasları zafiyeti, kalp krizi sonrası, yüksek kan basıncı, damar sertliği alıç meyvesinin başarıyla kullanılabileceği alanlardır. Alıç, bedendeki sıvı birikimlerinin dışkılanmasını da sağlayabilir. Ayrıca; sinir sisteminde yatıştırıcı, spazmları azaltıcı, idrar söktürücü etkileri de vardır. Alıç’ ın içerdiği maddelerde vücudda birikme, zehirlilik ve alışkanlık yapma gibi özellikler olmadığından uzun süreli kullanıma uygundur.